top of page

Bisiklet İnisiyatifi Aktivist Eylemleri

2 Eyl
9 dakikada okunur

BİSİKLET İNİSİYATİFİ AKTİVİST EYLEMLERİ

Bisiklet, İnisiyatif, Aktivist: Üç Kelime, Tek Yol


**Bisiklet**, en temel anlamıyla insanın kendi bedensel gücüyle hareket ettiği bir ulaşım aracıdır. Yakıt istemez, büyük sermaye yatırımları gerektirmez. Pedal çevrildikçe ilerler. Bu nedenle bisiklet yalnızca bir araç değil; insanın kendi gücüne dayanmasının, bağımsız hareket edebilmesinin ve doğayla daha doğrudan ilişki kurmasının da sembolüdür.


**İnisiyatif**, bir başkasının talimatını beklemeden harekete geçme iradesidir. İzin beklememektir. Bir kurumun, makamın, sponsorun ya da otoritenin çizdiği sınırların dışına çıkabilme cesaretidir. İnisiyatif almak, “Birileri bir şey yapsın” demek yerine, **“Biz yapabiliriz, o halde başlayalım”** diyebilmektir.


**Aktivist** ise yalnızca düşünen, eleştiren veya konuşan kişi değildir. Aktivist, düşündüğü ile yaptığı arasındaki mesafeyi kapatmaya çalışan kişidir. Haksızlık karşısında yalnızca tepki vermekle yetinmez; kendi imkânlarıyla, kendi bedeliyle harekete geçer.


Bu üç kelime birleştiğinde ortaya farklı bir eylem biçimi çıkar:

Bisiklet İnisiyatifi Aktivist Eylemleri
Bisiklet İnisiyatifi Aktivist Eylemleri

> **Bisikletle, bağımsız biçimde ve doğrudan katılımla gerçekleştirilen aktivizm.**


Bisiklet İnisiyatifi'nin eylem anlayışı tam da burada şekillenir.


## Sermayeden ve Konfordan Bağımsız Bir Dayanışma


**Sermayeden ve dijital konforumuzdan bağımsız, doğrudan fiziksel bedel ödenerek kurulan bir dayanışma biçimidir Bisiklet İnisiyatifi.**


Bugünün dünyasında dayanışma çoğu zaman ekranlardan kuruluyor. Bir paylaşım, bir beğeni, bir yorum, bir dijital kampanya... Bunların elbette kendi etkisi vardır. Ancak ekranın güvenli mesafesinden yapılan her dayanışma, insanı mücadelenin gerçek koşullarıyla doğrudan karşı karşıya getirmez.


Bisiklet İnisiyatifi'nin yaklaşımı farklıdır.


Konforlu alanlardan çıkmayı gerektirir. Klavye başındaki söylemleri yolun gerçekliğiyle sınar. Bir konuda dayanışma göstermek için sadece konuşmayı değil; kilometrelerce pedal çevirmeyi, yağmurda ıslanmayı, sıcakta terlemeyi, yorulmayı ve gerektiğinde fiziksel bedel ödemeyi göze almayı gerektirir.


Çünkü bazı dayanışmalar uzaktan kurulabilir.


Ama bazı dayanışmaların **yola çıkması gerekir.**


Bisiklet, doğası gereği insan gücüyle ilerleyen, yakıt istemeyen ve çevreci yapısıyla bizatihi bir duruştur. Ancak bu duruşu bir inisiyatife ve gerçek bir aktivizme dönüştüren şey; konforlu alanlarımızdan, klavye başındaki söylemlerden ve yukarıdan bakan yardımseverlik algısından uzaklaşarak, bizzat o zeminde, o yolda ter dökmektir.


## Yardım Etmek Değil, Yan Yana Durmak


Geleneksel yardım anlayışında çoğu zaman görünmeyen bir mesafe vardır: Yardım eden ve yardım edilen.


Bir tarafta veren, diğer tarafta alan.


Bisiklet İnisiyatifi'nin aktivist eylem anlayışı ise bu mesafeyi sorgular. Amaç bir halkın, bir topluluğun ya da bir mücadelenin karşısında durup “Size yardım etmeye geldik” demek değildir.


**Amaç, yanınıza gelmek ve aynı yolu paylaşmaktır.**


Bu nedenle Bisiklet İnisiyatifi'nin eylemi yalnızca bir destek kampanyası değildir. Bir temsil biçimi de değildir. Aktivist, bir başkası adına konuşmak için değil; mümkün olduğunca o insanların yaşadığı coğrafyaya, koşullara ve mücadeleye yaklaşmak için yola çıkar.


Pedal çevirmek burada sembolik bir hareket olmaktan çıkar.


**Bedeninle katıldığın bir söz haline gelir.**


## Bedeli Başkası Değil, Sen Ödersin


Birçok eylem biçiminde mücadele uzaktan desteklenebilir. Maddi yardım yapılabilir. Bir açıklama paylaşılabilir. Bir kampanyaya imza atılabilir.


Bisiklet İnisiyatifi ise başka bir soru sorar:


**Sen bu dayanışma için neyi göze alıyorsun?**


Bisiklet İnisiyatifi'nde bedel soyut değildir. Kendi bedeninle ödersin. Pedalı kendi bacağın çevirir. Yokuşu kendi nefesinle çıkarsın. Yağmur altında, sıcak altında, yorgunluk içinde ilerlersin.


İşte bu nedenle bu eylem biçimi, yalnızca “bir başkası adına yapılan” bir faaliyet değildir.


**Gerçek katılım ve kader ortaklığıdır.**


Aktivizmi yalnızca sonuç alma aracı olarak görmez. Sürecin kendisini de değerli kabul eder. Çünkü bazen sonuç hemen alınmaz. Bazen gidilen yere ulaşılmaz. Bazen hiçbir kurum teşekkür etmez. Bazen hiçbir madalya verilmez.


Ama yola çıkılmıştır.


Ve bazen en önemli şey budur.


## Kurumsal Sınırların Dışında İnisiyatif


Kurumsallaşmış yapılardan bağımsız inisiyatifler arasında önemli bir fark vardır.


Büyük kurumlar çoğu zaman kendi yapılarının sınırları içinde hareket ederler. Finansman kaynakları, yöneticiler, üyeler, ortaklar, resmî prosedürler ve çeşitli sorumluluklar; söylenecek sözü ve atılacak adımı etkileyebilir. Maddi kaynak sağlayan yapılara, siyasi çevrelere veya başka güç odaklarına bağımlılık, eleştirinin sınırlarını daraltabilir.


İnisiyatif ise mümkün olduğunca şu soruyu sorar:


**“Doğru olduğuna inanıyorsak, bunu yapmak için kimden izin bekliyoruz?”**


Bisiklet İnisiyatifi'nin aktivist ruhu, tam bağımsızlık iddiasından önce bağımsız hareket etme çabasıdır. Çünkü gerçek inisiyatif, bir yerden talimat alarak ortaya çıkmaz.


İnisiyatif;


* Bir otoritenin çağrısını beklemez.

* Bir sponsorun onayına göre yön değiştirmez.

* Maddi destek uğruna söyleyeceği sözü yumuşatmaz.

* Yapılacak eylemi yalnızca “uygun bulunduğu” için yapmaz.


Bu nedenle Bisiklet İnisiyatifi'nin eylem biçimi, mümkün olduğunca **aşağıdan yukarıya kurulan**, gönüllülüğe dayanan ve doğrudan katılımı esas alan bir hareket biçimidir.


## Emperyalizme Karşı Pedal Çevirmek


Antiemperyalizm yalnızca siyasi bir slogan değildir. İnsanların, halkların ve coğrafyaların kaderine dışarıdan hükmetmeye çalışan güç ilişkilerine karşı bir duruştur.


Savaşlardan sermaye düzenine, doğal kaynakların sömürülmesinden insanların yerinden edilmesine kadar emperyalist ilişkiler, çoğu zaman insanların hayatlarını onların iradesi dışında şekillendirir.


Bisiklet İnisiyatifi'nin antiemperyalist eylem anlayışı, bu düzene karşı büyük bir güç gösterisi yapma iddiasında değildir.


Tam tersine şunu söyler:


**Bizim uçaklarımız yok. Gemilerimiz yok. Büyük sermayemiz yok. Ama pedalımız, bedenimiz ve irademiz var.**


İmparatorluklar petrol yakarak hareket eder.


Bisiklet insan gücüyle.


Devletler ve şirketler devasa lojistik ağlarıyla sınırları aşar.


Bisikletçi ise kendi bedeniyle yolu aşar.


Bu yüzden bisiklet, sadece çevreci bir araç değildir. Sermayenin hızına, tüketimin zorunluluğuna ve fosil yakıt bağımlılığına karşı da küçük ama somut bir itirazdır.


**Pedal çevirmek, dünyanın devasa güçlerine karşı tek başına bir çözüm değildir. Ama kendi hayatımızda kurduğumuz bağımlılıkları sorgulamanın başlangıcı olabilir.**


## Kişi Yolda Belli Olur


Aktivist eylemlere katılmanın birçok nedeni olabilir.


Bir topluluğa ait olmak.


Bir heyecan yaşamak.


Yeni insanlarla tanışmak.


Bir maceraya katılmak.


Bunların hiçbiri tek başına yanlış değildir.


Ancak uzun bir yol, insanın niyetini ve kararlılığını sınar.


Bisiklet İnisiyatifi'nin aktivist eylemlerinde herkes aynı mesafede başlamış gibi görünür. Ama yol ilerledikçe insanlar farklılaşır.


İlk günkü heyecan bazen ilk yokuşta azalır.


Slogan atmak kolaydır.


Pedal çevirmek daha zordur.


Dayanışmadan söz etmek kolaydır.


Onun için yüzlerce kilometre yol gitmek daha zordur.


İşte bu nedenle:


> **Kişi yolda belli olur.**


Yol, kimsenin niyetini sorgulamak için kurulmaz. Ama yol zaten kendi sınavını yapar. Hevesler, beklentiler ve geçici heyecanlar zorluk karşısında azalabilir.


Geriye ise gerçekten inisiyatif alanlar kalır.


Çünkü özgürlük yalnızca istediğini söylemek değildir.


**Özgürlük, kararının bedelini de üstlenebilmektir.**


## Başarı Değil, Yola Çıkmak


Modern dünyanın her şeyi başarıyla ölçme alışkanlığı vardır.


Kaç kişiye ulaştın?


Kaç takipçi kazandın?


Kaç haber oldun?


Kaç kilometre yaptın?


Kaç ödül aldın?


Bisiklet İnisiyatifi'nin aktivist eylem anlayışı ise bu başarı kültürünü de sorgular.


Her şeyi biz bilmiyoruz.


Her şeyi en iyi biz yapmıyoruz.


Dünyayı değiştireceğimizi iddia etmiyoruz.


Ama bir şeyin yapılması gerektiğine inanıyorsak, **yola çıkıyoruz.**


Elimizden geldiği kadarını yapıyoruz.


İlla sonuç odaklı olmak zorunda değiliz.


Kimseden madalya beklemiyoruz.


Çünkü bazen eylemin kendisi zaten sonuçtur.


Bir halkla dayanışmak için onların coğrafyasına doğru pedal çevirmek bir sonuçtur.


İnsanların birbirine yabancılaştırıldığı bir dünyada yan yana gelmek bir sonuçtur.


Sınırların, bayrakların ve siyasi çıkarların ayırdığı coğrafyalarda halklar arasında gerçek bir bağ kurmaya çalışmak bir sonuçtur.


**Yolun kendisi mücadeledir.**


## Sonuç: Pedal Bir Eylem Biçimine Dönüştüğünde


Bisiklet İnisiyatifi, bisikleti yalnızca spor, turizm veya ulaşım aracı olarak görmez.


Bisikleti bir araya gelmenin aracı olarak görür.


Yolu bir buluşma alanına dönüştürür.


Bedenin emeğini dayanışmanın parçası haline getirir.


Ve aktivizmi ekranların, salonların ve protokollerin dışına taşımaya çalışır.


**Bisiklet + İnisiyatif + Aktivizm**, bu nedenle üç ayrı kavramın basit bir birleşimi değildir.


Bu üç kelimenin birleşmesiyle ortaya çıkan şey şudur:


**Sermayeden bağımsızlaşmaya çalışan, doğrudan katılımı esas alan, kendi beden gücüyle bedel ödeyen, halklarla yan yana durmayı hedefleyen ve emperyalist tahakküm ilişkilerine karşı özgürlük alanı açmaya çalışan bir eylem biçimi.**


Bisiklet İnisiyatifi'nin sözü, sadece söylenen bir söz değildir.


**Pedal çevrilerek söylenen sözdür.**


Çünkü bazı sözler meydanlarda söylenir.


Bazı sözler ekranlarda paylaşılır.


Bazı sözler ise kilometrelerce yol boyunca, terle, yorgunlukla ve kararlılıkla yazılır.


**Bizim sözümüz yoldadır.**


**Bizim eylemimiz pedaldır.**


**Ve biz, sonucu garanti olduğu için değil; yola çıkmanın gerekli olduğuna inandığımız için pedal çeviriyoruz.**


**Bisiklet İnisiyatifi Aktivist Eylemleri**

*Sermayeden, dijital konfordan ve kurumsal izinlerden bağımsız bir dayanışma biçimi*


### Kelime Anlamları


**Bisiklet:**

İnsan gücüyle hareket eden, yakıt istemeyen, motoru ve egzozu olmayan bir ulaşım aracıdır. Pedallarla ilerler; her kilometre, bizzat o kişiden alınan fiziksel emektir. Doğası gereği çevreci, sade ve bağımsızdır. Sermaye ilişkilerinden, petrol şirketlerinden ve dijital ekranlardan uzak, bedenin doğrudan katılımını zorunlu kılar.


**İnisiyatif:**

Bir işi başkalarının izni, onayı veya emri olmadan kendiliğinden ele alma, sorumluluğu üstlenme ve harekete geçme yetisidir. Kurumsal hiyerarşilerden, siyasi veya ideolojik bağlılıklardan bağımsız olarak “ben yapacağım” demektir. İnisiyatif, hesap verecek bir patron, fon veren bir kurum veya izin verecek bir makam aramaz.


**Aktivist:**

Sadece fikir beyan eden değil, bedeniyle, emeğiyle ve risk alarak bir davanın içinde yer alan kişidir. Aktivizm, klavye başında söylem üretmekten ya da “yardımsever” bir mesafeden maddi destek göndermekten ibaret değildir. Aktivist, o zeminde, o yolda, o anda ter dökendir.


### Üçünün Birleşimi: Bisiklet İnisiyatifi Aktivist Eylemi


Bu üç kelimenin birleşimi, sermayeden ve dijital konforumuzdan bağımsız, doğrudan fiziksel bedel ödenerek kurulan bir dayanışma biçimini ortaya çıkarır. Bisiklet inisiyatifi aktivist eylemleri, konforlu alanlarımızdan, klavye başındaki söylemlerden ve yukarıdan bakan yardımseverlik algısından uzaklaşarak bizzat o zeminde, o yolda ter dökmektir.


Bisiklet, doğası gereği insan gücüyle ilerleyen, yakıt istemeyen ve çevreci yapısıyla bizatihi bir duruştur. Ancak bu duruşu gerçek bir inisiyatife ve aktivizme dönüştüren şey, konfor alanını terk edip fiziksel bedeli bizzat ödemektir. Diğer eylemler genellikle bir başkası adına yürütülen, bedeli başkalarının ödediği ya da sadece maddi destekle sınırlı hareketlerdir. Bisiklet inisiyatifi ise bedeli kullanıcının kendi beden gücüyle ödediği gerçek bir katılım ve kader ortaklığıdır. Bu yaklaşım, aktivizmi yalnızca sonuç alma aracı olmaktan çıkarıp, sürecin kendisini kutsayan ve o süreçle bir olmayı önceleyen bir yaşam biçimine dönüştürür.


Kurumsallaşmış yapılardan gerçek aktivist eylem çıkmaz. Çünkü kurumlar inisiyatif alamazlar; bir yerlerden izin almak, bir yerlere hesap vermek zorundadırlar. Her doğruyu söyleyemezler. Yapı itibarıyla siyasi, dini ya da ideolojik olarak bir yere bağlıdırlar. Devletten, hükümetten, belediyeden ya da Avrupa Birliği gibi yapılardan maddi destek aldıkları için ters düşmek istemezler. Bu yüzden eylemleri çoğu zaman yumuşatılmış, sınırlandırılmış ve sistemle uyumlu hale getirilmiş olur.


Bazıları belki bir topluluğa aidiyet duyduğu, belki de geçici bir heyecan ve hevesle aktivist eylemlere katılır. Bisiklet inisiyatifi aktivist eylemleri bu tür niyetleri yolda ayıklar. Kişi yolda belli olur. Hevesler ve heyecanlar zorluğu görünce bir anda söner. Asıl inisiyatif sahibi kişiler özgürdür; aktivist eylemlerinde de özgürdür. “Başarı odaklıyız, her şeyi biz biliriz, biz en iyi olanız” demek yerine şu yaklaşımı benimserler:

“Biz yola çıkalım, elimizden geldiği kadarını yapalım. İlla sonuç odaklı olmamız gerekmiyor ve kimseden madalya beklemiyoruz.”


Bu eylem biçimi, emperyalist ve kapitalist düzenin dayattığı tüketim, hız ve konfor ideolojisine karşı bedensel bir reddiyedir. Bisiklet, petrol ekonomisine, otomobil endüstrisine ve dijital ekranların yarattığı sahte katılım duygusuna karşı fiziksel bir karşı-duruştur. İnisiyatif, kurumların ve fonların iznine tabi olmadan hareket edebilme özgürlüğüdür. Aktivizm ise bu özgürlüğü yolda, terle, yorgunlukla ve gerçek riskle hayata geçirmektir.


Bisiklet inisiyatifi aktivist eylemleri, “başkaları için” yapılan değil, “birlikte ve kendi bedenimizle” yürütülen bir dayanışmadır. Bu yüzden hem daha radikal hem de daha dürüsttür. Çünkü yolda, pedalların altında, rüzgârın ve yokuşun karşısında yalan söylemek mümkün değildir.

**Bisiklet:** Fosil yakıta dayalı kapitalist üretim ilişkilerini reddeden, tamamen insan emeğiyle ilerleyen ve doğayı sömürmeyen otonom bir direniş aracıdır.

**İnisiyatif:** Otoriteden, fon sağlayıcılardan veya bürokratik hiyerarşilerden icazet beklemeden, bireyin ve tabanın kendi öz gücüyle harekete geçme iradesidir.

**Aktivist:** Düzenin dayattığı sınırları ve edilgenliği reddederek, toplumsal veya politik değişim için eylemselliği ve bizzat bedel ödemeyi varoluşunun merkezine koyan kişidir.


Bu üç kavramın birleşimiyle ortaya çıkan eylem biçimi, emperyalizmin dayattığı tüketim ve hız fetişizmine karşı doğrudan bir başkaldırıdır. Sermayeden ve dijital konforumuzdan bağımsız, doğrudan fiziksel bedel ödenerek kurulan bir dayanışma biçimidir bisiklet inisiyatifi. Bisiklet, doğası gereği insan gücüyle ilerleyen, yakıt istemeyen ve çevreci yapısıyla bizatihi bir duruştur. Ancak bu duruşu bir inisiyatif ve gerçek bir aktivizme dönüştüren şey; konforlu alanlarımızdan, klavye başındaki içi boş söylemlerden ve küresel sistemin beslediği yukarıdan bakan yardımseverlik algısından uzaklaşarak bizzat o zeminde, o yolda ter dökmektir.


Sistem içi diğer eylemler genellikle bir başkası adına yürütülen, bedeli başkalarının ödediği veya vicdan rahatlatmaya yarayan sadece maddi destekle sınırlı hareketlerdir. Bisiklet inisiyatifi ise bedeli bizzat kullanıcı tarafından, kendi beden gücüyle ödenen gerçek bir katılım ve ezilenlerle kurulan bir kader ortaklığıdır. Bu yaklaşım, aktivizmi sadece bir sonuç alma aracı değil, sürecin kendisini kutsayan ve onlarla bir olmayı önceleyen bir yaşam biçimine dönüştürür.


Kurumsallaşmış bir yapıdan gerçek bir aktivist eylemi çıkmaz çünkü kurumsal yapıları itibarıyla inisiyatif alamazlar. Bir yerlerden izin almaları gerekir, efendilerine hesap vereceklerdir ve hiyerarşileri gereği her doğruyu söyleyemezler. Yapı itibarıyla ya siyasi, ya dini ya da ideolojik olarak bir merkeze göbekten bağlıdırlar. Devlet, hükümet, belediye, Avrupa Birliği gibi yerlerden maddi destek aldıkları için fon sağlayıcılarına ters düşmek istemez, ehlileşirler.


Bazıları da belki bir topluluğa aidiyet duyduğu için, belki de bir heyecan ve heves olduğu için aktivist eylemlere katılır. Bisiklet inisiyatifi aktivist eylemleri bu tür niyetleri yolda ayıklar. Kişi yolda belli olur. Tüketim kültürünün beslediği hevesler ve heyecanlar zorluğu görünce bir anda söner. Asıl inisiyatif sahibi kişiler özgürdür, aktivist eylemlerinde de bu özgürlüğün tavizsiz taşıyıcılarıdır. Emperyalizmin dayattığı başarı odaklı, "her şeyi biz biliriz, biz en iyi olanız" kibrine kapılmak yerine; "biz yola çıkalım, elimizden geldiği kadarını yapalım, illa sonuç odaklı olmamız gerekmiyor ve kimseden madalya beklemiyoruz" derler.


Bisiklet İnisiyatifi Aktivizmi: Antiemperyalist Dayanışmanın Bedensel, Özerk ve Doğrudan Eylem Biçimi

Bisiklet inisiyatifleri, neoliberal ulaşım paradigmalarının dayattığı dijital konfor ve meta odaklı hareketliliği reddederek, fiziksel emeği toplumsal örgütlenmenin merkezine yerleştiren özerk bir direniş pratiği sunar . Bu inisiyatifler, bisiklet kullanımını sadece çevreci bir tercih olarak değil, otomobil bağımlılığına dayalı hegemonic yapıları sorgulayan ve kentsel mekânı yeniden talep eden karşı-kültürel bir eylem biçimi olarak tanımlar . Bu çerçevede bisiklet, sermayenin tahakkümündeki kentsel ulaşıma karşı geliştirilen bir "karşı-hareketlilik" olarak konumlanırken, aynı zamanda devletin ve piyasanın sunduğu sınırlı olanaklara karşı toplumsal dayanışma ağlarını ören bir araç işlevi görür . Bu eylem biçimi, bisikleti yalnızca bir ulaşım aracı olmaktan çıkarıp, hız ve menzil takıntısına karşı insan ölçeğinde bir yaşamın inşasını temsil eden radikal bir direniş imgesi olarak konumlandırmaktadır . Bu noktada bisiklet, metalaşmış kentsel uzamı aşarak sermayenin yarattığı dijital ve fiziksel yalıtılmışlığa karşı "vélomobiliteyi" bir özerklik pratiği olarak kurgular. Bu yaklaşım, özellikle "kritik kütle" eylemlerinde olduğu gibi, kamusal alanı geçici de olsa bir direniş sahasına dönüştürerek şehir işleyişindeki hegemonik akışı sekteye uğratan taktiksel bir şehirleşme biçimine tekabül eder . Bu bağlamda bisiklet, prefigüratif siyasetin bir parçası olarak, baskıcı hareketlilik rasyonalitelerine karşı geleceğin ulaşım pratiklerini bugünden inşa eden radikal bir deney alanı sunar . Bu bağlamda bisikletin bedensel çabaya dayalı kullanımı, emperyalist kapitalizmin dayattığı kaynak tüketimine ve çevresel tahakküme karşı somut bir itirazı temsil eder . Bu doğrultuda bisiklet, sadece çevreci bir tercih değil, aynı zamanda motorlu taşıtların mekânsal ve ekonomik tekelini sarsarak yerel özerkliği yeniden kuran bir direniş arayüzüne dönüşür . Anti-emperyalist bir perspektifle, bisiklet temelli dayanışma ağları; küresel güneyin kaynaklarını sömüren fosil yakıt bağımlılığına ve tekelleşmiş ulaşım teknolojilerine karşı, kendine yeten toplulukların doğrudan eylem kapasitesidir.

Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin

Formu Doldurun.  Kısa Sürede Dönüş Yapacağız

Form ulaştı.

Sosyal Medyada Bizi Takip Edin. 

  • Instagram
  • YouTube
bottom of page