Ara

Yol ve Pedal Günlükleri - Yalova


İnsanların fiziksel olarak aktif olduğu, çevreye duyarlı yaşanabilir yerlere inanıyoruz. Bu yüzden bisiklet kullanımını arttırmak için çalışıyoruz. Bisiklet eğitimlerinden başlayarak herkesin güvenli bisiklet kullanabilmelerini sağlıyor, ulaşım amaçlı bisiklet kullanabileceğimiz koşulların oluşması için çalışıyor ve aynı zamanda sosyal sorumluluk projeleri yapıyoruz. Bisikletle yaptığımız bu yolculukta, yol boyunca Atatürk’ün izinden Cumhuriyetin kuruluş sürecindeki önemli yerleri ziyaret ediyoruz. İstanbul’dan başlayarak Ankara Anıtkabir’e uzanan bisiklet yolculuğumuzun ikinci etabında Yalova’dayız. Yalova, yüzölçümü itibarıyla Türkiye'nin en küçük ilidir ve 105 km ile denize en uzun kıyısı olan turistik illerinden de birisidir. Yalova dünyaca ünlü kaplıcalara sahip, şifa dağıtan bir şehir. Yalova, Mustafa Kemal Atatürk’ün yazlık çalışmalarını yaptığı, dinlendiği ve önemli kararlar aldığı bir yerdi. Atatürk Yalova’yı ilk kez 19 Ağustos 1929 günü ziyaret etti ve halkın yoğun ilgisi ile karşılaştı. Kaplıcaları gezdi ve buranın iyileştirilmesi ile ilgili talimatlarlar verdi. Baltacı çiftliğine giderek buradaki göçmenlerin durumu ile ilgilendi. Atatürk, Demirci, Elektrikçi, marangoz, duvarcı gibi sanatkarları, Yalova’ya getirtir ve şehrin ihyası için seferber eder. Termal Kurşunlu Banyo’nun onarımını yaptırır. Yalova Termal yolu düzeltilir, Samanlı ve Yalova dereleri temizlettirilir. Yalova’nın ilk imar planı Atatürk’ün direktifiyle yapılır. Yalova Atatürk’ün yakın ilgisi ile hızla gelişirken, bir yandan da Atatürk, yerli-yabancı devlet adamlarını ve konuklarını Yalova’da ağırlar, devletin en önemli bir çok kararlarını da burada alırdı. Çok önem verdiği toplantılara Yalova’da hazırlandı. Atatürk’ün çalışma mekanlarını anlatırken, kent olarak İstanbul dışında en çok bahsettiği yer Yalova idi. Mustafa Kemal Atatürk, bu olaydan sonra da pek çok kez geldiği Yalova'da bu köşkte ve çınar ağacının altında dinlendi. Ölümünden sonra sahip olduğu tüm taşınmazlar gibi köşkü de Türk milletine bağışladı. Yalova sahilinde, bugün Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü içinde bulunan bina, dörtgen planlı, iki katlı ve ahşap bir yapıdır. Binanın üstü Marsilya kiremitle örtülü, oturtma çatılıdır. Cepheler ahşap kaplamalı olup, kat arasında profilli kat silmesi ve değişik süslemeli tahtalarla kaplanmıştır. Pencereler ve pencere kepenkleri klasik yapılı katlanır kapaklıdır. Kat döşemeleri girişi kara mozaik ve mermerdir. Üst kat ise normal ahşap döşemelidir. Duvarlar, Bağdadi üzeri, çimento harçlı sıvalı ve sıvanın üstü boyalıdır. Bina girişinde solda küçük bir bölüm vardır. Burası Atatürk köşkte yaşarken çay ve kahve ocağı olarak kullanılıyordu. Denize bakan yönde toplantı salonu dikkati çekiyor. Atatürk’ün çok sevdiği gramofonu da burada. Bu salonun denize bakan üç yanı da boydan boya kristal camlı kapılarla kaplı. Giriş kapısının hemen sağındaki ahşap merdivenlerden üst kata çıkılıyor. Merdiven altında yarı bodrum şeklinde, dışarıdan girilen su ısıtma merkezi bulunuyor. Demir dökümlü, dereceli ve termostatlı kazanda ısınan su, borularla üst kata çıkarılıyor. Çıkışta, yine tam karşıda küçük bir tuvalet ve banyo var. Alt katta ve üst kattaki bu tuvalet ve banyolarda, üst katta Atatürk’ün yatak odasına, alt katta oturma odasına açılan birer kapı var. Soldaki Atatürk’e ait dinlenme odası aynı zamanda terasa açılıyor. Bu odanın tam karşısında L şeklinde küçük bir yatak odası buluyor. Odanın duvarlarında çiftliğe ait çeşitli resimler asılı. Merdivenin hemen sol tarafında bir dolap ve bu dolapta 32 kişilik Belçika porseleni yemek takımı, yine 32 kişilik çatal-bıçak ve kaşıklar, 2 kristal sürahi, Atatürk’e ait yorgan, yastık, çarşaf ve masa örtüleri bulunuyor. Buradan 8 basamaklı bir merdivenle ikinci bir alana iniliyor. Buradan da tahta iskeleye geçiliyor. İskele yaklaşık 30 metre uzunluğunda, 2 metre genişliğinde. Köşkün yer değiştirmesine sebep olan, yaşlı çınar ağacı, köşkün hemen batısında ihtişamlı bir şekilde duruyor. Yürüyen Köşk’ün yaklaşık 50 metre kadar batısında jeneratör odası, köşk ile aynı tarihte yapılmış. Burada bulunan 110 voltluk elektrik motoru ile o dönem Köşk’ün aydınlatılması sağlanıyordu. Bisiklet doğaya saygılı, çevreye zarar vermeyen ulaşım aracıdır. Bisiklet sürme koşullarını iyileştirmek ve bisiklet kullananların sayısını arttırmak için mücadele ediyoruz. "Sürdürülebilir en sağlıklı ve sosyal ulaşım aracı olan bisikletle, Birlikte yaşanabilir daha temiz şehirlerde, bisikletli mutlu insanların sayısını arttırarak, tüm dünyada büyük değişim ve dönüşüm içerisinde olabiliriz Bisiklet İnisiyatifi" zincirinin bir halkası da sen olabilirsin.