Yol ve Pedal Günlükleri - Eskişehir


Bisikletle yaptığımız bu yolculukta, yol boyunca Atatürk’ün izinden Cumhuriyetin kuruluş sürecindeki önemli yerleri ziyaret ediyoruz. Bu yolculuğu bisikletle yapmamızın amacı, birçok zorluklarla, ağır koşullar altında Cumhuriyetimizin kuruluş sürecinde yaşanan zorluklara bir nebze farkındalık oluşturmak içindir. İstanbul’dan başlayarak Ankara Anıtkabir’e uzanan bisiklet yolculuğumuzun bu etabında Eskişehir’den yola çıkıyoruz. Eskişehir, Milli Mücadele yıllarında, uzun süre gündemde kalan bir şehir olmuştur. İstanbul'u Anadolu'ya bağlayan demiryolu üzerindeki stratejik konumu, iç çalışmalardaki rolü, Anadolu'yu istila etmiş olan düşman ordusunun Orta Anadolu'ya geçişinin eşiğini oluşturması ve yeni devletin kuruluşuna katkılarıyla önem kazanmıştır. Mustafa Kemal yaşamının hiçbir döneminde, halktan uzak, aristokrat bir yurttaş gibi yaşamamış; hep halktan sıradan bir yurttaşın yaşadığı koşullar içinde yaşamış, halktan bireylerle birlikte yemek yemiş, yurttaşlarla birlikte gezip şarkı söylemiştir. Gittiği her yerde halk onu şehirden kilometrelerce önce karşılamıştır; yaranmak için değil, kendilerinden olan bir parçaya kavuşmak için. Ancak halkın içinden olan liderler halkın içinde rahatlıkla dolaşabilir, Halktan uzak yöneticiler ise koruma ordusu olmadan dışarı çıkamaz. Her gittiği kentte çevresindeki onlarca escort araç konvoyu ile tüm yolların trafiğe kapatılması, her köşeye keskin nişancılar yerleştirilmesi, yüzlerce koruma kalkanı ile dolaşılması elbette halkın tepkisini çeker. Demokrasilerde, Liderler Halkın Çoğunluğu Gibi Yaşamalı. Liderlik bir meslek değildir. Herhangi birine ne iş yapıyorsunuz diye sorduğunuz zaman liderlik yapıyorum demez. Herkes hayatının belli bir anında farklı şekillerde lider olarak öne çıkabilir; sınıfta arkadaşlarının sessiz olması için hocasına yardım eden öğrenci ile milyonları arkasından sürükleyen bir politikacı arasındaki ortak nokta iki örnekte de öğrenci ve siyasi liderin belli bir amacı yönlendirmesidir. Bir kitleyi harekete geçirebilen veya öncü bir hareketi yönlendirebilen kişi liderdir. Bu anlık bir hareket olsa bile… Örneğin, Hollanda Başbakanı ofisine bisikletle gidip geliyor. Bisiklet, sınıfsal ayrımı ortadan kaldıran bir ulaşım aracıdır. Sınıfsal ayrım, Üst sınıfın yararına ve alt sınıfın zararına yapılan bireysel tutum, davranış, politika sistemleri ve uygulamalarını içermektedir. Sosyal sınıf, refah, gelir, eğitim, meslek ve sosyal ağa dayalı bir hiyerarşideki bireylerin gruplandırılması anlamına gelir. Halkın içinden gelen yöneticiler, şehirlerinde yaşadıkları sorunları çözmek için Şehir merkezlerinde daha az özel araç kullanımı ve daha çok bisikletli ulaşım altyapısı için çalışıyor. Şehirleri, gelecekte oluşacak kötü koşullardan kurtarabilecek ulaşım araçlarından en önemlisi olan bisikletin ve işe bisikletle gitmenin bireye ve kente sağladığı birçok fayda var. Öncelikle bir yerden bir yere ulaşmak için bisikletin selesine oturup pedal çevirmeye başladığınızda, enerji, çevre ve sağlık alanlarında toplum açısından olumlu bir döngüyü başlatmış oluyoruz. Gidilen her kilometre, dönen her pedal toplumsal fayda barındırıyor. Bisiklet ile işe gitmek, akaryakıt fiyatlarına hergün gelen zamlardan artık etkilenmemiz anlamına da geliyor. Bisiklete binmenin tıbbî olarak ispatlanmış yararlarından birisi de diyabet, kardiyovasküler hastalıklar, kolon kanseri ve osteoporoz gibi hastalıklara yakalanma riskini de düşürüyor olması. İşe düzenli olarak bisiklet ile gidip gelen çalışanların, yıllık bazda daha az hastalandıkları için işe devamsızlık seviyeleri diğer çalışanlara göre üçte bir oranında daha az. Okula bisiklet ya da yürüyerek giden çocukların sınıfa vardıktan sonra ilk 4 saat boyunca konsantrasyon ve öğrenme kapasiteleri, okula araba ile gelen çocuklara göre %18 daha fazla. Yani çocuk okula bisiklet ile gidince daha çok öğreniyor diyebiliriz. Bisiklete binerek fiziksel aktivite yapmak aslında zihinsel bir yenilenme sağlıyor. Zihinsel yorgunluk fiziki yorgunluktan daha önemlidir. Kendi başınıza kendi enerjiniz ile normalde olduğundan kat kat fazla verimle yol alıyor olmanın ayrı bir hazzı var. Bunu ancak bisiklet kullandığınız zaman anlayabiliyoruz. Bir kent en iyi bisiklet ile ve yaya olarak tanınabilir. Bisiklet geçip gitmenizi değil, durup görmenizi sağlıyor. Bisiklet söz konusu olunca bir yerden bir yere götürülmek değildir söz konusu olan şey, mesele “gitmek”tir. Bisikletin üstünde bakan değil gören olursunuz. Bisiklet özgürlüktür. Bisiklet sürme koşullarını iyileştirmek ve bisiklet kullananların sayısını arttırmak için mücadele ediyoruz. "Sürdürülebilir en sağlıklı ve sosyal ulaşım aracı olan bisikletle, Birlikte yaşanabilir daha temiz şehirlerde, bisikletli mutlu insanların sayısını arttırarak, tüm dünyada büyük değişim ve dönüşüm içerisinde olabiliriz Bisiklet İnisiyatifi" zincirinin bir halkası da sen olabilirsin.