TARİHİN HAYAL KIRIKLIĞI










Merhaba Arkadaşlar

Bugün bisiklet rotamın hedefimde aklım da sürekli tur yapmak istediğim tarihi geçmişi çok eski yıllara dayanan GERMUŞ ERMENİ KİLİSE siydi .

Sabah saat 06:00 sıraların da bisikletime binip serin havanın tadını çıkartarak pedal vurmaya başladım daha vücudum ısınmadan hedeflediğim kiliseye yetişmiştim çünkü merkeze sadece 10 km uzaklıkta yer alıyor .

Bu kadar yakın olmasına rağmen bir o kadar da unutulup tarihiyle baş başa bırakılıp adeta yetkililerin heyecanla yıkılmasını bekler gibi öyle ortada harabe bir durum da duruyor keşke dili olsa da konuşsa neden mi ?

Böylesine geçmişi derin bir yapının elimizin altın da olup tarihi ve turistik yapılar arasına alınıp gezi rehberlerince tur rotalarına kazandırılıp ziyaretçi akınına uğratmaları hem oradaki yerel halk için hem de şehir turizmine katkıda bulunması için harika bir proje olabilirdi .

Yıkık dökük bir yolun sonuna geldiğim de Kilisenin önüne varmıştım,heyecanla içeriye girip çokça merak ettiğim kiliseyi görecektim .

Can yoldaşım bisikletimi bir kenara bırakıp yavaş yavaş adımlarla kilise kapısına doğru yürüdüm içeriye girer girmez ağzımdan çıkan ilk cümle aman Allah im bu ne haldir .

Tam bir hayal kırıklığının verdiği üzüntüyle sırtımı duvara yasladım ve dizlerimin üzerine oturup sessizce etrafı izledim ,

Neler gördüğümü tahmin bile etmek istemezdim çünkü her yer delik deşik edilmiş bir halde hani bu ermeni anıtlarının altın da hazineler varmış gibi düşünen kıt beyinliler var ya alın teriyle değil de kısa yoldan zengin olayım diyen define avcıları adım atacak sağlam bir yer bırakmamışlar .

Çok dik yokuşlu küçük bir merdivenden yukarıya çıktım bulunduğum yerden aşağıya baktım durum gerçekten çok vahimdi .

Sanki her kolonun yeri bir hazine sandığını belirtiyormuş gibi temeli dışarıya çıkartılmamış tek bir kolon bile bırakılmamıştı .

Öyle etrafı gezinirken köy den yaşlı bir amca benim yanıma geldi beni de sabah erkenden gelen define avcılarına benzetmişti. Hayırdır bu sabah erkenden ne işin var der gibi bir ses tonuyla merhaba dedi selam verip öyle arkamı dönüp kiliseye baktım nedir bu kilisenin hali dedim be amca .

Hiç sorma dedi oğlum ben bu köyün muhtarıyım bu köyün ilk ismi GERMUŞ tur dağ eteğine kurulduğu için daha sonradan ismi Türkçeleştirip DAĞETEGİ ismini almıştır .

Uzun yıllar önce ermeni nüfusunun ağırlıklı olduğu yaklaşık 200 ev den oluşan bir yerleşke olduğunu söyledi ve yaklaşık 800 kişiden de oluşan bir de nüfusu varmış .

Kilisenin yanın da bir ibadet yeri bir sohbet evi yol güzergahın da gecen misafirlerin yemek yemesi için bir yemekhanenin olduğu gecelemek için de orada bulunan bir yatacak evi olduğunu söyledi ama bunların hepsi tarihine yenik düşüp bakımsızlıktan yıkılmışlardır .

Buranın bu hale gelmesine neden izin verdiniz ki önlem almak gibi girişimlerde neden bulunmadınız diye eleştirdim muhtar amca haklısın oğlum dedi ve başladı içini dökmeye .

Bağlı olduğu Kara köprü ilçesin de ilgili kurumlara belediye başkanlığına dilekçe yazdım ve sadece bir kaç aydınlatma direği takılmış bir de define avcıların dan koruması için gece bekçi si atamıdılr aydınlatma direkleri hırsızlar tarafından daha sonra itina ile çalınmış bekçi de hafta da bir iki gün gece bekçisi diye atanıp ama nedense gündüzleri kontrol amaçlı gelip kısa bir süre etrafı dolandıktan sonra tekrar gittiğini söylüyor.

Muhtar amca sonuç alamayınca çareyi valiliğe dilekçe yazarak aradım dedi ama valilikten hiç bir ses çıkmadı dedi .

Güzel sohbetimizi devam ederken muhtar amcaya bir telefon geldi ve eve gitmem gerekiyor dedi kalktı öğle derinden bir bakışla kiliseye baktı işte öğle oğlum dedi bu memlekette neye sahip çıkmaya çalışırsan onu daha da sahipsiz bırakırlar .

Ben de öğle biraz daha üzüntümün verdığı anlamsızca oralar da dolandıktan sonra can yoldaşıma binip tekrar dan eve dönmek için pedal çevirmeğe başladım .

Tek dileğim güzelim tarih kokan kilisenin daha fazla tahrip edilip yıkılmasına birileri engel olmasıdır.

11 . 05 . 2021

MEHMET GERGERLİ