Bu acele neden?

Google a trafikte bisiklet yazdığınızda nelere dikkat edilmeli, nasıl sürülmeli gibi yalnızca bisikletçileri ilgilendiren yazılar veya vidyolar çıkıyor. Sözlükte entriler, sitemler biz bize dertten öteye geçmeyen söylemler olarak kalmış, kalıyor. Normal şartlarda böyle bir yazının varlığı olmamalı ama bugün bisikletçiler için değil, şoförler için azıcık serzenişte bulunmak istiyorum.

Evet, normal şartlarda böyle bir yazının varlığına gerek duyulmayabilirdi; yolu paylaşsaydık ve biraz saygı gösterseydik. Benim için açıklaması komik olan, bir bisikletçinin gözünden bakmanıza yardımcı olacağına inanmak istediğim açıklamayı paylaşayım:

1-Toplu ulaşım aracı kullanmak istemiyoruz. Durakta otobüs beklemek, kalabalık otobüste trafiğe takılmak bisikletle rampa çıkmaktan daha yorucu bizim için. Zorunda değiliz o ayrı.

2-Arabaya binip 200 lira 300 lira benzine koyup , trafikte sürekli gerginlikler yaşayıp, dakikalarca belli bir alanda sabit kalmak istemiyoruz.

3-Zamanla derdimiz yok. Bir hız hali, koşuşturmaca, sürekli bir yerlere yetişme telaşından siz yorulmadınız mı gerçekten? Yetişmeye çalıştıkça trafiğe takılmaktan, bekledikçe gerilmekten... Bir an için durduğunuz anlarda ne kadar yorulduğunuzu fark etmekten, daha da kötüsü kendinizi görememekten... Bisikletle ulaşım sağlıyor olsaydınız sadece evden biraz daha erken çıkmanız gerekirdi. Sağdan sağdan, dur kalk yapmadan, sağda değişen binayı fark ederek, açılan yeni kafeden haberdar olarak, rüzgarı hissederek, bekleme olmadığı için gerilmeden, aa bu sokakta da ne zamandır aradığım o dükkan varmış diyerek gidersiniz. Detayları fark eder, koşturmaca içinde olmazsınız. Zamanla derdiniz olmadığı gibi bisikletin üzerindeyken vakit ne kadar geçmiştir, bilemezsiniz. Zihniniz boşalır. Eee burada sizi gerecek tek kişi, sana saygı duymayan, gitsin kaldırımdan sürsün diyen o şoför olur. O şoför olmayın! İhtiyacımız olan tek şey, trafikte vakit geçirmeyi reddetmiş, benzini ve aracı istemeyen, doğayla olan ilişkisinde titiz davranan bisikletliyle yolu paylaşmak.

4-Bisiklet yalnızca çocuklar için değildir. Bisiklet bir ulaşım aracıdır. Motorsuz taşıt statüsündedir, yolun en sağ şeridini kullanmak yasal hakkıdır. Gereken tek şey, bilinçli ve saygılı sürücülerdir.

5-Araç kullanırken gösterdiğiniz özen ve dikkati biz bisikletliler de gösteriyoruz. Bizler yolun en sağında sürerken, cam kırıklarına, mazgala, çukura dikkat ederken park halindeki aracın kapısının pat diye açılma ihtimalini de gözetiyor, bir yandan solumuzda akan trafiği takip ediyoruz. “Bu kadar zorsa sürmeyin” diyenler olacaktır. Yukarıdaki maddeyi tekrar okumaları gerekecek.

Başta söylediğim gibi, kendimizi açıklamak zorunda kaldığımız nokta bu. Sadece bisikleti alıp öylece ulaşımda kullanamıyoruz. Korkuyoruz. Evet bu ülkede korkmaktan başka duyguları da yaşayabiliriz. Yolu paylaşabilir, saygı gösterebiliriz. Dilerim bir kişiye ulaşır, empati kurulur. Hepimiz biliyoruz ki, birinin değişimi bile çok önemli. Farkındalıklarımızın büyüdüğü yaşamlar diliyorum. 🍁