Bisiklet Eğitmeni Gökçe Özkonuk

Kendine vakit ayırmaya hasret kalan kitleleri Bisiklet İnisiyatifi harekete geçiriyor.

İş imkanı olarak sunduğu 'Hobini İşe Çevir' eğitmenlerine sosyal medya aracılığıyla ulaşıyor. Birçok il ve ilçede bisiklet eğitimlerine devam ederken bünyesine yeni eğitmenleri katmaya devam ediyor. Gökçe Özkonuk da reklamlarımız aracılığıyla bize ulaşıp topluluğumuza dahil olanlardan biri oldu.



Gökçe, 32 yaşında. Balıkesir'de yaşıyor. Balıkesir Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği'nden lisansını aldıktan sonra öğrenciliğine İTÜ Jeoloji Mühendisliği'nde devam etti. Mesleki ve diğer alanlarda bir süre çalıştıktan sonra öğrencilik hayatına devam ederek Balıkesir'de yaşamını sürdürüyor. Şu an mesleğini yapmıyor. Hem spor hem ulaşım alanında kullandığı bisikleti yaşamlarına dahil etmek isteyen kişilere ulaşarak onlara öğretebilecek olmanın verdiği heyecanın yanında, sade bir yaşam tarzını benimseyen biri olarak doğup büyüdüğü kentte de bisiklet kullanımının artmasına sebep olacak bu girişimde yer almanın heyecanını yaşıyor.

“Aynı gün ilana başvuru yaptım. Bu işin cazip gelmesinin en büyük sebeplerinden biri, 'Hobini İşe Çevir' hareketinin yaşadığım Balıkesir kentindeki bisiklet kullanımının artmasına katkı sağlayacak olmasıydı.”

Kısa sürede yaşadığı bisiklet eğitim sürecinde tecrübe ettiği durumlarla ilgili fikirlerini bizimle paylaştı. Özellikle çocukluğunda ekonomik ve diğer sebeplerden dolayı bisiklete sahip olamayan, bisikleti hayatlarına dahil etmeyi tercih etmemiş çevrelerde büyüyen ve belli bir dönemden sonra bisikleti hayatlarından çıkarsa da tekrar kullanmaya özlem duyan kişiler bu oluşuma talep gösteriyorlar.

Türkiye'de bisiklet doğayla bütünleşmek, sağlığı korumak, rahatlamak, serbest zamanları değerlendirmek, spor yapmak ve kısa mesafalerde ulaşım gibi amaçlarla kullanılıyor. Özellikle kullanmayı öğrenememiş kişiler çocuklar ve yaşlılar olarak karşımıza çıkıyor. “Bu süreçte bisikleti öğrenmek isteyenler arasında özellikle 40 yaş ve üstündeki kadınların istekli oldukları söylenebilir.

Aynı zamanda kadın bisiklet sürücü adaylarının bisiklet sürmeyi öğrenememiş çocuklarını da beraberinde getirmek istemeleri söz konusu oluyor.” diyor.

Başvuranlar arasında ileri yaştaki sürücü adaylarımızın bulunması dikkatimizin daha çok üzerlerinde olmasını sağlıyor. Sürüş deneyimini uzun süredir yaşamamış ve bisikletle tanışmamış kişiler olduklarından daha özenli olmak gerektiğini belirtiyor. “Farkındalıklarını arttırarak ilerlemek ve daha önce kullanmadıkları bu aracı keşfetmelerine izin veriyoruz. Güven verici konuşmalar yapmak ve sabırlı olduğunuzu göstermek bu süreçte öğrenmek isteyen kişiyi motive ediyor. Sürüş pratikleri aşamalarında karşılaşılan durumlar ise; kaslarını uzun süredir çalıştırmayan kişilerin bisikleti kontrol etmede zorlanmaları, tüm ağırlıklarını oturdukları seleye vermeleri, belirli bir hızda gitmedikleri sürece düşeceklerini geç fark etmeleri ve tabii ki düşmekten fazlasıyla korkmaları oluyor.” diyor.

Toplumumuzun yarattığı mahalle baskısı maalesef ileri yaştaki kişilerin bisiklet sürmeyi öğrenememesinde de geçerli. Bunun aşılması için aynı zamanda bisiklet sürücü adaylarının çaba sarf ettiğini görüyoruz. “Eğitim almakta kararlı olan kadınların çoğu çevresinden gördükleri yapıcı olmayan yorumlardan şikayet ediyor ve bulundukları çevrede sürüş denemeleri yapmaktan çekindiklerini ifade ediyor. Bu konuda çekimser olanlar bile gelip öğrenme isteklerinden vazgeçmiyor ve asla bırakmıyorlar.” diyor.



Katılım sağlayanlar bisiklet sürmeyi yakınlarından öğrenemediklerini söylüyor.

“Yakınlarıyla yaptıkları başarısız sürüş deneyimlerinden ve geçirdikleri küçük kazalardan sonra oluşan korkularını yenmek isteyenlerin yanında; boş vakitlerinde kendileri için bir şey yapmanın keyfini yaşamak için gelenler ve bu keyfi yakınlarıyla sürmek isteyenler de oluyor. Yakınlarının oluşturduğu küçük turlara katılım sağlayamamanın verdiği eksikliği gidermek istiyorlar. Bu kişiler de çoğunlukla kadınlar. Geçirdiğim bir aylık eğitim sürecinde başvuranlardan 18'i kadın. Bu kişilerden yalnızca biri erkek.” diyor.

Bisiklet için zaman-mekan fark etmese de, Balıkesir'in bisiklet kullanımı açısından elverişli olduğu aşikar. Her yere kısa mesafede ulaşılabilirliğinin yanında; doğal güzellikleri, yeşili-mavisi ve temiz havaya sahip kıyı şeritleriyle Balıkesir kenti, aynı zamanda elverişli yer şekillerine sahip olmasıyla bisiklet severler için akla ilk gelen yerlerden biri. “Balıkesir'in merkezinde bisikletlilere sunulan bisiklet yolları epey az. Bisiklet süren kişi sayısının artmasıyla birlikte bu açıdan kent planlamasına da katkı sağlayacağını düşünüyorum. Ne kadar çok bisikletliyi zincirimize eklersek belediyenin yaratabileceği imkanlara da o kadar çabuk ulaşabiliriz.” diyor.



Arabadan in, bisiklete bin!

Bisiklet İnisiyatifi olarak kentlerdeki nüfus yoğunluğu ile birlikte artan araç sayısının yarattığı karmaşayı önlemek, iş saatlerinde oluşan kaosu bir nebze hafifletebilmek için bisiklet kullanımının artmasını istiyoruz. Eğitmenimiz de işe bisikletle giden kitleyi arttırmak gibi yapıcı gelişmelere sebep olacağını düşünerek, Bisiklet İnisiyatifi gibi toplulukların projeleri ve sağladığı iş imkanları sonucunda topluluğa katılan kişilerle birlikte hareket edip hayalindeki toplumsal hedefleri de yerine getirebileceğini düşünüyor. “İşe giderken bisikletle ulaşım ülkemizde sadece ekonomik sebeplerden dolayı tercih ediliyor. Kuzey Avrupa ülkelerndeki gibi ülkemiz sokaklarında da takım elbiseli kesimin yer almasını hayal ediyorum.” diyor.



“Yaşadığımız kaos ortamını biraz olsun varlığıyla rahatlatan ve kısa-uzun mesafelerde her alanda kullandığımız bu iki tekerlekli motorsuz taşıt, 'Hobini İşe Çevir' sayesinde hafızalarda sadece çocukluk zamanlarımızda öğrenip evimizin bodrumuna terk ettiğimiz geçici bir eğlence aracı olarak kalmak yerine, sağladığı sayısız yararla birlikte hayatımızdaki varlığına tekrar geri dönecek.”